Türk Halkının %99'u Müslüman.. Değil! - 2

22/2/2009 ·

Türk Halkının %99'u Müslüman.. Değil! başlıklı yazının devamıdır...

Hayatım yobazlıkla mücadele içinde geçti. Öğrencilik yıllarımda günaydın diye selam verdiğim insanlardan "günaydında neymiş kafir selamın aleyküm diyeceksin" gibi anlamsız tepkilerle başladı, "sen namaza gelme ama benim dersimden sırf çalıştığın için geçmeyi bekle, olmaazz" diyen "hoca" larla devam etti. Oysa ben hemen herkes gibi bluğ çağımda "biz kimiz, nereden geldik nereye gidiyoruz, Allah varmı, varsa onu nasıl anlarım, vs." sorularını kendime sordum. Din adına korkunç hurafeler duymuştum herkes gibi ve hiçbiri akıl süzgecimden geçmiyordu. Allah baskı kuran, insanlardan nefret eden, sadece ceza veren, sadece şekil isteyen ve insanların yaptığı gibi sadece şekle önem veren bir varlık olamazdı. Çevremdeki dini temsil eden çember sakallı, ağzından salyalar saçarak zorlama yapan zatları hiç sevmedim, inanmadım. Halbuki çare basitti, bütün kutsal kitapları aldım, bulmak hiç zor olmadı, hepsini okudum (kendi dilimde yazılmış olanları zira anlamak istiyordum). Bununla yetinmedim doğu felsefelerinide okudum, şaşırtıcı bir biçimde örtüşüyordu. Aydınlık bir dünya buldum, Allah korkunç bir varlık değil tam tersi, şefkatliydi, sevecendi, seviyordu ve kendisi gibi olmamızı istiyordu zira biz zaten ondan gelmiştik ve yine ona dönecektik. Ancak daha iyi anlamak için dinler tarhini de okumak gerekiyordu ki bu kitaplar hangi koşullarda, hangi toplumların hangi tavırlarından bahsediyor anlayabileyim. Herşey apaçık ortadaydı, hiçbir tereddüte yer kalmayacak bir biçimde "Allah var, zaten içimde hissediyordum ama daha iyi anladım, ona ulaşmak için de en güzel yol, son din İslam" kararına vardım. Ancak bu noktadan sonra insanları izledim, nasıl olupta onlar aynı kolay yolu kullanıp bulamamışlardıki? Anlamak için en küçük çaba sarfetmeden bir takım çoğu dinle alakasız acayip şekillere tapmaları puta tapmaktan farksızdı! "Allah" kelmesi dillerinden düşmüyor hatta bu kelimenin arkasına sığınıp can bile alıyorlardı ama bu kelimenin neyi ifade ettiği hakkında en küçük bir fikirleri yoktu.

Şekildi yaşadıkları, özü merak bile etmemişlerdi. Oysa öz zaten içlerindeydi ama onlar kördü.

Bir soru sormaya başladım bana din hakkında birşey bileceğimi akıllarına getirmeden "namaz kılmıyorsun cehennemde yanacaksın, sen kötüsün, hiçbirşey bilmiyorsun, ben biliyorum, dinlemezsen sana zarar veririm Allah adına" diye saldıranlara.

Bir zat var, diyelim Ahmet. Beş vakit namazında, her sene hacda, içki yok, herkese dini ona dayatıldığı şekliyle satar. Yalnız bu Ahmet, insanların sırtından zengin olmuş, en küçük merhamet hissi taşımadan insanları ezer, çevresindeki bütün kadınlara bıyık burar hatta akrabalarının kızlarını yalnız yakaladığında sıkıştırır usturuplu bir şekilde tecavüz eder, onun ailesine asla söyleyemeyeceğini bildiği için çok rahattır, insanlar sakallarından dolayı ona güvendiği için herkesin evine girip çıkar, her istediği rezilliği yapar, insanların hayatlarını karartır ama bunlar hep gizli kaldığı içn dışarıdan namazında niyazında bir mü’min olarak bilinir.

Başka bir zat var, diyelim Mehmet. Namaz bayramdan bayrama, içki akşamdan akşama, kimsenin dinine imanına karışmaz, kimse hakkında kötülük düşünmez, yardıma ihtiyacı olan sıkılmadan ona gelir, 2 zeytinin birini değil ikisini birden verir, aç olsada huzur içinde rahat uyur, alnın terinden başkasında gözü olmadığı için fakir, başkasının namusu kendisininki kadar mukaddes olduğu için eşiyle mutludur.

Hangisidir Müslüman diye sorarım! Bir grup insan "elbette namazında niyazında Ahmet efendiii" der sanye düşünmeden verir cevabını.
Diğer grup insan Mehmet Bey der.

Siz hangisini seçtiniz? Cevabınızla bln bakalım hangi grubua dahil oldunuz? Ya %99, ya %1 lik dilime girdiniz. Ama ben size söylemeyeceğim hangi cevabınızla hangi dilime girdiğinizi, onu da siz kendi kendinize sorunuz!

Allah %99u ıslah etsin, gönül gözünü açsaın, hidayete erdrsin ki ülkemiz, Dünya yeryüzü Cennetine dönüşsün. Sevgiler.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!Arkadasina Gönder!

0 yorum yazilmistir

« Önceki :: Sonraki »